Osmanlı döneminde İzmit’ten yapılan şikayetler

Tarih: 9 Mart, 2019
a a a

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kent tarihine katkı sunmak amacıyla düzenlediği tarih sempozyumlarının 6’ncısı devam ediyor. Milli Mücadelede Servetiye Cephesi ve Kocaeli Tarihi–Kültürü Sempozyumu’nun 2’nci gününde Gazi Süleyman Paşa Salonu’nda 4 oturum gerçekleştirildi. Prof. Dr. Feridun Emecen’in moderatörlüğünü yaptığı günün ilk sempozyumuna Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Prof. Dr. Vedat Turgut, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Seda Kaya Kılıç, Gümüşhane Üniversitesi’nden Öğr. Üyesi Dr. Mehmet Fatih Gökçek ile Öğr. Üyesi Dr. İlhan Gök ve Uzm. Hakan Yılmaz konuşmacı olarak katıldı.

KONULAR DERİNLEMESİNE İŞLENDİ
Doç. Dr. Vedat Turgut, “Sis perdesi aralanırken; orta zaman Türkiye’sinin Tasavvuf Dünyasına bir katkı” konusunu davetlilere detaylı bir şekilde anlattı. Prof. Dr. Seda Kaya Kılıç ise konuşmasında Kocaeli’ndeki Halk Evleri’nin öneminden bahsetti. Öğr. Üyesi Dr. Mehmet Fatih Gökçek ise “”Şikâyet Defterlerine Göre İznikmid’den Divan-ı Hümayun’a Yapılan Şikâyetler ve Merkezin Bunlara Getirdiği Çözümler (1667-1673)” konu başlığı ile hazırladığı konuşmasını yaptı. Öğr. Üyesi Dr. İlhan Gök de sempozyumda “Şikâyet Defterlerine Göre 2’nci Mustafa’nın Saltanatının Son 2 Yılında İznikmid’den Divan’a Yapılan Şikâyetler Ve Merkezin Bunlara Getirdiği Çözümler” konusu hakkında bilgiler verdi. Uzm. Hakan Yılmaz da “İzmit’i Üs Edinip Bizans Adına Osman Gazî’ye Karşı Savaşan Bir Altın-Ordu Emîr” konulu çalışmasını davetlilere aktardı.

PADİŞAHLAR ADALETE ÖNEM VERİRDİ
Gökçek, 1667-1673 yılları arasında Osmanlı Padişahlarının en önem verdikleri şeyin adaleti sağlamak olduğunu belirterek, “Padişahlar adaleti sağlamak amacıyla toplumun tüm kesimlerine haksızlık ve zulme uğramaları halinde mağduriyetlerini gidermek için üst mercilere şikâyet etme hakkı tanımıştı. Mağdur olan kişiler uğradıkları haksızlıkları gidermek için şikâyetlerini mahalli mahkemelere, çeşitli divanlara ve padişaha sunabiliyordu. Ülke içinde bu kadar çok başvuru merciinin bulunması şikâyet hakkının yaygın bir şekilde kullanılmasına imkân veriyordu” dedi.

1649 YILINDA ŞİKAYET DEFTERLERİ
Konuşmasının devamında Gökçek, “Divan-ı Hümayun, Osmanlılarda devlet işlerinin görüşülerek karara bağlandığı en üst idari merci olmasının yanı sıra halkın şikâyetlerinin dinlenerek karara bağlandığı yüksek mahkeme olma vasfına da sahipti. Burada görüşülerek karara bağlanan meselelerin hüküm suretleri, konularına göre tasnif edilerek Divan-ı Hümayun defterlerine yazılırdı. Bu defterlerden biri de bürokrasideki ihtisaslaşmanın mahsulü olarak 1649 yılında ihdas edilen şikâyet defterleridir’’ bilgisini verdi.

İZNİKMİD’DEN YAPILAN ŞİKAYETLER
Gökçek son olarak şunları söyledi; “Bu defterler çerçevesinde İznikmid’den Divan-ı Hümayuna yapılan şikâyetler ve merkezin bunlara getirdiği çözümler incelenmiştir. Buna göre askerî-reaya, müslim-gayrimüslim, kadın-erkek ayrımı olmaksızın İznikmid’de yaşayan toplumun hemen her kesiminden insanın gerekli durumlarda şikâyet mekanizmasını etkin bir şekilde kullanarak üst mercilerden hak talebinde bulunduğu müşahede edilmektedir. Defterlerdeki şikâyet konuları ise alacak-verecek davaları, vakıfların işleyiş ve gelirlerine müdahale, vergi anlaşmazlıkları, miras davaları, hakaret-gasp-hırsızlık davaları, tasarruf hakkına müdahale ve görevi kötüye kullanma gibi meselelerdir.”