Beynin malzemeleri mutfakta var ama özel sosu canlılık

Tarih: 13 Mayıs, 2018
a a a

Yüksek lisans ve doktora sürecinde sinir bilimleri ve deneysel epilepsi üzerine çalışan Prof. Dr. Sinan Canan, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl onuncusunu düzenlediği 10. Kocaeli Kitap Fuarı’nın son gününde beyni anlattı. Beynin, mutfakta bulunan su, yağ, protein, şeker ve tuzdan oluştuğunu anlatan Prof. Dr. Sinan Canan, “Ama, bu basit yapı, şefin özel sosu “canlılık” olmadan çalışmıyor. Canlılık böyle basit malzemeleri alıp evrendeki en karmaşık olguyu ortaya koyuyor” dedi.

OKURLAR BEYNİN SÜRÜVENİNİ İLGİYLE İZLEDİ
Yahya Kaptan Salon’da gerçekleşen ve Prof. Dr. Sinan Canan’ın “Değişen Beynim” kitabıyla aynı ismi taşıyan söyleşini okurlar ilgiyle izledi. Prof. Dr. Canan, sinevizyon destekli söyleşisinde beynin önemi ve doğru kullanılması konusunda önemli bilgiler verdi.

MUTFAKTAKİ MALZEMELERDEN OLUŞUYOR AMA…
Prof. Dr. Canan, evrende beyinden daha karmaşık bir olgunun olmadığını söyledi. Beyni, anlamaya çalıştıklarını kaydeden Canan, “Beyin mutfakta olan şeylerden yani su, yağ, protein, şeker ve tuzdan oluşuyor. Şefin özel sosu ise canlılık. Canlılık böyle basit malzemeleri alıp evrendeki en karmaşık olguyu ortaya koyuyor” dedi.

BEYİN NE İŞE YARIYOR
Beynin, kafamızın içinde tamamen kapalı bir kutuda dışarıdan teması olmayan bir organ olduğunu kaydeden Prof. Dr. Canan, “Ama herşeyi de o sağlıyor. Dışarı ile teması yok ama gerçeklikle teması o sağlıyor. Duyular ona bildirileri veriyor. Bu bildirilerle tepkilerimizi ortaya koyuyoruz. Beyni bilgisayara benzetmek ise bir hatadır. Bilgisayarları biz yaparız. Çünkü biz duygusal makine değiliz” şeklinde konuştu.

ALLAH KAFAMIZI ÇALIŞTIRMAMIZI İSTEMİŞ
Verdiği ilginç öneklerle söyleşine renk katan Prof. Dr. Canan, insan beynini diğer canlıların beyniyle karşılaştırdı. Diğer canlıların çevresiyle optimal bir uyum içinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Canan, “Örneğin, biz üşümemek için giyinmek zorundayız. Eğer bedenimiz bu kadar fukara olmasaydı beynimizi bu kadar zorlamayacaktık. Allah kafamızı çalıştırmamızı istemiş. Beyin aslında insan için hayatta kalma yolu. Beyin bu işi 300 milyon yıldır çok iyi yapıyor. 300 milyon yıldır insan bu haliyle dünyada. Yazıyı bulmuşuz, binaları 13 bin yıl önce yapmışız. İlk iz insanın mağra duvarı resimleri ise 50 bin sene evvel yapılmış. 250 bin sene önce ise insan hayatta kalmaya başarmış. Atalarımız hangi ayarlarla hayatta kaldıysa biz de aynı ayarlara sahibiz. Ancak, taş çağına göre çok farklı bir dünyada yaşıyoruz. Ayarlar aynı yaşadığımız medeniyet farklı” dedi.

BEYNİN İKİNCİ MİMARI ANNEDİR
Prof. Dr. Sinan Canan, beynin serüvenini anlatırken, Anneler Günü’ne özel son derece anlamlı bir yorum yaptı. Anne karnındaki dönemin beyin açısından önemine dikkat çeken Prof. Dr. Canan, “Bebek beyninin ikinci mimarı annesi ya da ona bakan kişidir. Beyin için annelik çok önemli. Anne olmak yani beynin mimarı olmak zor iştir” dedi. Prof. Dr. Canan bu vesileyle tüm annelerin Anneler Gününü de kutladı.

BU LİSTEYİ UYGULAYIN, UZUN YAŞARSINIZ
Söyleşinin son bölümünde Prof. Dr. Sinan Canan, kendisini dinlemeye gelen okurlarına 5 maddelik bir yaşam listesi tavsiye etti. Prof. Dr. Canan söz konusu listeye “İnsanın fabrika ayarları” ismini verdiğini belirterek, “Bu beş maddeye ne kadar yakın olursanız o kadar uzun ve sağlıklı yaşarsınız” dedi. Prof. Dr. Sinan Canan bu beş maddeyi ise, bol hareket, az çeşitli ve aralıklı yemek yemek, olumlu zengin ilişkiler, düşük stres ve yapılamaz bir şeyi yaptığımızda duyduğumuz mutluluğu anlatan sınırları aşmak maddeleriyle açıkladı. Prof. Dr. Canan söz konusu beş maddenin ilahi tüm dinlerde de aynı şekilde yer aldığına dikkat çeki. Beynin sırlarını okurlarıyla paylaşan Prof. Dr. Sinan Canan söyleşisinin ardından Kitap Fuarı’nda okurları için kitaplarını imzaladı.