“Türkler şehirleri yeniden imar etmiştir”

Tarih: 26 Ekim, 2019
a a a

Bu yıl “Kentleşme ve Mutlu Şehir” teması ile toplanan Kartepe Zirvesi’nde akademisyen ve uzman isimler farklı konularda değerlendirmelerde bulunuyor. Zirvenin ikinci günü Beril Dedeoğlu Salonunda “Şehirlerde Miras ve Varis” paneli gerçekleştirildi. Panelde konuşan geçmişten bugüne kadar şehirlerin soyut ve somut mirasları üzerine konuşmalar yapıldı.

“ŞEHİRLERDEKİ MEKANLAR İNSANLARIN ANILARINI BARINDIRIR”
Şehirdeki mekanların insanların anılarını barındırdığı belirten Prof. Dr. Suphi Saatçi, “Şehir insanların bir arada paylaştığı yer olarak tanımlanabilir. Şehir kültür ve düşüncenin yoğrulduğu yerdir. Belirli dönemlerde o şehrin kimliğini oluşturan mimari eserler ortaya çıkabilir. Medeniyet şehirde doğmuştur. Akli olarak bakıldığında medeniyetin kırsalda oluşması düşünülemez. Korumak sadece somut olanların korunması değildir. Soyut olan şeylerinde korunması gerekir. Şehirlerdeki mekanlar insanların anılarını da içerisinde barındırır. Binaların anıları ile birlikte yaşatılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

SELÇUKLUDAN OSMANLIYA ŞEHİRLER
En büyük medeni mirasın şehirler olduğunu ifade eden Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Dr. Mehmet Doğan, “Bizim en büyük medeni miraslarımız şehirlerimizdir. Anadolu’da Selçuklulardan itibaren Türkler, şehirleri yeniden imar etmiştir. Daha sonra Osmanlı döneminde Anadolu ve Balkan bölgelerinde şehirler geliştirilmiştir. Selçuklular kendisinden önceki medeniyetlerin izlerini yok etmeden kendi medeni kültürleri şehirlere inşa etmiştir. Selçuklularda Osmanlılarda şehirleri kendi kültürü üzerine geliştirmiştir. Örneğin Konya’da bulunan eserler büyük bir çoğunlukla Selçuklulara aittir. Daha sonrasında Osmanlı, Konya’nın orijinal dokusuna dokunmamıştır. Bu geçmiş döneme duyulan bir saygıdır” dedi.

ŞEHİRLERİN ŞEKİLLENMESİ
Panelde konuşan Mimar Emre Erkal, “Biz çeşitliliği elzem görüyoruz. Bir sokakta ya da caddede çeşitlilik bazen kendi kendini kurban edebiliyor. Şehrin böyle bir yapısı var. Tek bir kullanım çok başarılı olursa orayı hemen tek tipleştiriyor. J. Jackops tartıştığı bir yapıyı örnekle açıklıyor. Bir bulvarda 4 köşede de banka kurulduğundan o bölgeden uzaklaşmak zorunda kalıyor. Böylece oradaki başarılı bir bulvar çalışması başarısız hale gelebiliyor. Biz kentlerimizi şekillendirirken köşe noktalar oluşturmalı, ulaşımı geliştirmeli, caddelerimizi bu işin kimyasına uygun olarak şekillendirirsek içinde yaşayan insanları orada tutabiliriz. Kentsel tasarımın kimyası stil ve renkten bağımsız olarak insan doğasına hitap eden en temel öğelerini tespit etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.