Atalı “Spor ekosistemi ile sporu da sporcuyu da mutlu edebiliriz”

Tarih: 27 Ekim, 2019
a a a

Kentleşme ve Mutlu Şehirler’in ele alındığı Kartepe Zirvesi-2019 tüm hızıyla sürüyor. Kartepe ilçesinde düzenlenen Zirve’de ‘Sportif Şehir’ konusuyla Beril Dedeoğlu Salonu’nda oturum düzenlendi. Oturumun moderatörlüğünü Sakarya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nevzat Mirzeoğlu üstlenirken konuşmacılar Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Levent Atalı, Gençlik ve Spor Bakanlığı Genel Müdür Yrd. Doç. Dr. Süleyman Şahin oldu. Oturumu Büyükşehir Belediyesi Kağıtsporlu 150 sporcu da takip etti. Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Nevzat Mirzeoğlu, sporcu yetiştirmekte ve sporu vatandaşlara teşvik etmekte başarısızız” dedi. Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Levent Atalı da, "Düzenli çalışan bir spor ekosistemini kurabilir ve sürdürebilirsek sporu da sporcuyu da mutlu edebiliriz” diye belirtti.

“DÜZENLİ ÇALIŞAN SPOR EKOSİSTEMİ KURMALIYIZ”
Şehirde yapılan bir aksiyonun dünyanın değişimine etki ettiğini kaydeden Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Levent Atalı, “Spor içinde şehir ölçeğinde hatta mahalle ölçeğinde yapılacak aksiyonlarda buna benziyor. Şehirler için şehir temsil eden spor takımının önemli olduğunu özellikle futbolda süperlig düzeyinde şehri temsil eden bir takımınız yoksa şehir yarım demektir. Süperligde yer alan takım o şehrin enerjisi ve ruhu demektir. Sporun insana faydası her yerde paylaşılıyor ve artık fiziksel ve zihinsel faydaları herkes tarafından kabul görmüş durumdadır. Spor insanı mutlu ediyor ama asıl soru bizler sporun mutlu olması için gerekli atmosferi oluşturuyor muyuz? Benim düşüncem düzenli çalışan spor ekosistemini kurabilirsek sporu ve sporda yer lan herkesi mutlu edebiliriz” diye konuştu.


“SPORCU VELİLERİ, MALİYET VE ZAMANI DÜŞÜNÜYOR”
Atalı şöyle devam etti; “Spor tesisi yönetim sistemi bizde çok farklı. Salon açıldığında yöneticiler işin bittiğini sanıyor ama asıl iş o zaman başlıyor. Bunu anlamalı ve buna göre gelecek planları yapmalıyız. Aslında bizim spor ekosistemimizin temeli ailede başlıyor. Aile spora yönlendiriyor ya da hiç yönlendirmiyor. Bir spor projesi başladığında anne ve babaya çocuğu için spora başlatalım şu saatte gelsin dediğimizde aileler maddi yönüne ve zamanına bakıyor. Servisinden tutunda kendi işinden zaman ayırıp çocuğunu bırakıp bırakamayacağını düşünüyor. Spor tesisini yapmak evet bir aşama ama işin asıl sürekliliğini sağlayan kısmı ise tesise gelecek olan kişilerin buraya ulaşmasını sağlamak bunu düşünmez ve bir servisi planlamazsak spora katılım sağlayacak kişilerin büyük bir kısmını kaybediyoruz” ifadelerini kullandı.

“1930 YILINDAN BU GÜNE AYNI SORUNLARI YAŞIYORUZ”
“Birçok büyükşehir belediyemiz var ve bunların her biri spor aktiviteleri yaptığını ve binlerce öğrenciye spor eğitimi verdiğini söylüyor.” Örnek vermek gerekirse bir belediye spor okullarında onbin yeni çocuğa spor eğitimi veriyor. Diyerek sözlerine devam eden Atalı” Bu eğitimler sonucu sporla yeni tanışan bu yeni kitleye rağmen ne açılan bir kulüp ne de bir spor kulübünde yeni bir branş var. Demek ki bu noktada yanlışlıkların olduğu ortaya çıkıyor. Bunları düzeltmeliyiz. 1930’dan bu güne Türk sporunun gelişimi için bir çok konuya değinilmiş sporun herkes tarafından yapılabilir hale gelmesi önemsenmiş ve spor için atılması gereken süreçler yazılmış ama geldiğimiz nokta 2019 yılındayız ve halen aynı şeyleri söylüyoruz. Sporda ne planlarsak ne düşünürsek bizim problemleri mahallede ve ailede çözmemiz lazım.” dedi.

“TEMEL AMACIMIZ SAĞLIKLI NİTELİKLİ İNSANLARIN YETİŞMESİ”
Sakarya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nevzat Mirzeoğlu, “Sorunlar nerede diyerek başlamak istiyorum. Çalışan arkadaşların sorumluluğunu yerine getirecek kişinin olmaması ya da görevi olmayan kişiye bu görevi vermek sistemin çalışmamasını sağlıyor. Bu da iş ortamında da normal hayatta da bizleri etkiliyor. Spor da böyle bir şey. Temel amacımız sağlıklı nitelikli insanların yetişmesi ve gelişmesi için herkesin spor yapması. Ama vatandaşlar spor yapmaktan kaçıyor, sporu yaptıracak insan da kaçıyor. Ama bu herkesin sorumluluğunda bir olay. Spor yapmak hem zihnimizi hem bedenimizi besliyor ve geliştiriyor yani spor biz insanlar için en önemli şeydir” dedi.

“SPOR FAKÜLTELERİNE 7 + 1 EĞİTİM SİSTEMİ GETİRİLECEK”
Anayasamızda belirtilmesine rağmen de sporu teşvik etmekte başarısızız. Bu araştırmalarda karşımıza çıkıyor” diyerek sözlerine devam eden Mirzeoğlu, “Bu çerçevede düşündüğümüzde 77 ilde spor bilimleri fakültesi var ve bu bölümlerin her birinde 40 bin öğrenci var. Yani şehrin spor hayatına dokunabilecek 40 bin genç var demektir. Bu potansiyeli kullanabilirsek ciddi oranlarda insanlarımızı spora yönlendirebiliriz. 2021 yılından itibaren yeni bir sistem düşünülüyor. Spor Bilimleri Fakültelerine 7 + 1 dönem olacak şekilde eğitim sistemi getirilme üzerine araştırmalar sürüyor. Akademik destek, 250 yetişmiş toplam 1000 gönüllü ile bu sistem hayata geçirilebilir” şeklinde konuştu.


“SPOR YAPMAYAN BİR TOPLUM HALİNE GELDİK”
Gençlik ve Spor Bakanlığı Genel Müdür Yrd. Doç. Dr. Süleyman Şahin, “Toplumun değerlerinden doğal olarak spor yapıyorduk eskiden. Çapa atan dededen tarlada çalışan ninelerimizi düşünün. Bunu o zamanlarda spor değil iş olarak görüyorlardı. Günümüzde ise artık hareket etmeyen spor yapmayan ve emek harcamayan bir toplum haline geldik. Spor yapmak insanı mutlu ediyor. Mutlu şehir dediğimizde yolları ve kentleşmiş bir yer aklımıza gelmiyor. İnsan içine girdiğinizde tebessüm eden, birbirlerine selam veren, birbirine yardım eden insanların olduğu bir kent arzu ediliyor. Bunu elde etmemizi sağlayacak en önemli şey spordur” ifadelerini kullandı.