Müzeler Şube Müdürlüğü

0262 332 06 36

kemaltahahulagu@kocaeli.bel.tr

Müzeler Şube Müdürlüğü

a a a

KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER
DAİRESİ BAŞKANLIĞI

MÜZELER ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

Müdürlüğümüz;

5393 Sayılı Belediye Kanunu ve 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanuna göre 5216 Sayılı Kanununda Kültür ve Tabiat Varlıkları tarihi doku ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlamak amacına yönelik 14.07.2006 tarihinde Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2006/413 tarih ve sayılı kararı ile Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı çatısı altında “Müzeler Şube Müdürlüğü” olarak ihdas edilmiştir.

GÖREV VE HEDEFLERİMİZ

1) Sosyal Belediyecilik anlayışının gereği olan tüm alanlarda etkin bir şekilde rol almak,

2) Kentin kültürünü ve belleğini oluşturan taşınır ve taşınmaz kültür mirasını en üst düzeyde değerlendirmek, arşivlemek, müze seksiyonlarında teşhirini hazırlamak böylece genel anlamda bir kent hafızası oluşturup, eklenecek unsurların buhafızanın üzerinde yer almasını sağlamak,

3) Halkın sanat ve estetik değerlerinin yozlaşmasına yol açan etkenleri engellemek için çalışmak,

4) Süreye bağlı olmaksızın seminerler, panel ve konferanslar düzenlemek, bu doğrultuda kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile ortak projeler üretmek.

5) İlköğretim ve Lise öğrencilerine yönelik, kentimizi tanıtıcı kültür gezileri organize etmek.

6) Müze Müdürlüğüne bağlı mevcut birimlerin faaliyetlerinin devam ettirmek, yeni birimler kurmak.

7) Kentin ortak kültürü olabilecek her türlü arkeolojik, tarihi ve sanatsal eserin halkla paylaşımını sağlayacak platformlar oluşturmak. Büyükşehir Belediyesinin imkanlarını bu oluşumların hizmetine olabildiğince sunmak.

8) Gençliğin kültürel bilinç kazanması ve kent kültürünü, tarihini ve yerleşimini doğru anlaması için etkinlikler, eğitim programları düzenlemek,

9) Toplumda tüm dinamikleriyle katılımcı bir yapılanma ile uzlaşı kültürünün ortak olmasına katkıda bulunmak. Kentlilik bilincinin oluşturulması için gerekli projeleri üretmek, projelere ait etkinlikleri düzenleyip yürütmek.

10) Yurt içi ve dışındaki Kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ile özel ve tüzel kişiliklerle bağlantı kurmak, iş birliği oluşturmak, ortak projeler üretmek.

11) Üst makamlarca verilen her türlü iş ve işlemi yürütmek, tüm Faaliyetleri yürürlükteki mevzuat çerçevesinde sürdürmek.

BAĞLI BİRİMLER

-Osman Hamdi Bey Evi Müzesi

-Eskihisar Kalesi

-Mevlevi Evi

-Thököly İmre Macar Kültür ve Anı Evi

-Mehmet Ali Kağıtçı Arşivi ve İhtisas Kitaplığı

-Halk Kütüphanesi

OSMAN HAMDİ BEY EVİ MÜZESİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 16.06.2005 tarih ve 83747 sayılı makam olurlarına istinaden 24.03.2006 tarihli Protokol ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne devri yapılmıştır. Devirde söz konusu olan; Osman Hamdi Bey Evi Müştemilatı(Resimhane Binası), ön bahçe ve koruluktur.

Burada yürütülen çalışmalarda öncelikli olarak ön bahçe ve çevre düzenlemesi yapılarak Osman Hamdi Bey Evi olarak bilinen yapı Osman Hamdi Bey Evi Müzesi olarak yeniden düzenlenip, teşhir ve tanzimi tamamlanarak 18 Mayıs 2006 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır

Müzenin yeniden düzenlenmesinde “galeri müze” anlayışı içerisinde teşhir tanzimde itina ile onarımları yapılan dönem özelliklerini yansıtan mobilya ve mefruşat ile birlikte, yine dönem özelliklerine uygun olarak el işçiliği imalat kullanılmıştır.

Osman Hamdi Bey’in ülkemizde ve yurt dışındaki müze ve özel koleksiyonlarda yer alan tabloları tuval üzerine özel bir teknikle yaptırılan orijinal boyutlardaki röprodüksiyonları sergilenmektedir. Müze içinde yer alan üç boyutlu canlandırmalarla birlikte son derece estetik, modern müzecilik ilkelerini temel alan, yaşayan müze anlayışının ön planda olduğu bir müze olarak yeniden tasarlanmıştır. Müze ve müştemilatın yer aldığı bahçe 24 saat özel güvenlik ile korunmaktadır.

Müzelerimiz; milli kültür ve terbiye açısından, uygarlık bilincinin gelişmesi, tarih belleğinin oluşturulması, Güzel Sanatlar eğitimi ve pedagojisi açısından Milli Eğitimde önemli bir yere sahiptir. Osman Hamdi Bey Evi müştemilatı bir sanat müzesi özelliği taşıması nedeniyle, görevi sanat beğenisini ve estetik algıyı yükseltmektir. Randevu sistemi ile yürüttüğümüz “Programlı Okul Gezileri” kapsamında Ocak-Mayıs 2009 ayları arasında toplam 4.920 kişi gezmiştir. Ayrıca, Müze müştemilatının alt bölümü, sanatçının resim atölyesinin anısına Sanat Galerisi olarak düzenlenmiş olup gelen talepler doğrultusunda sergilere yer verilmektedir.

Müzemiz her gün, 09:00–12:00/13:00–17:00 saatleri arasında gezilebilir.

Eskihisar Beldesi Sahil Yolu, Gebze-Kocaeli

Tel: 262 655 6348

OSMAN HAMDİ BEY(30 Aralık 1842–24 Şubat 1910)

Arkeolog Müzecisi ve Ressam...

Osmanlı ve batı kültürleriyle eğitilerek yetişmiş bir teknik ve siyaset adamı olan Sadrazam İbrahim Edhem Paşa'nın en büyük oğludur. 1842’de İstanbul'da dünyaya geldi. İlkokul öğrenimini Beşiktaş'ta tamamlayan Osman Hamdi, 1856 yılında Maarif-i Adliye okuluna başladı. Daha 16 yaşında bir öğrenci iken yaptığı kara kalem resimlerle çevresinin dikkatini çekti. Babası ile birlikte gittiği Viyana'da, müze ve sergilerle ilgilendi. 1860 yılında Paris'e hukuk tahsiline gönderildi. Hukuk Fakültesi'ne yazıldı, arada bir derslere de devam etti ama asıl eğilimi olan ressamlıktan vazgeçmedi ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde, çağın önemli imzalarından, Boulanger ve Gerome'nin atölyelerinde resim çalışmaları yaptı. Paris'te 12 yıl kalmıştır. Bu sırada açılan Paris Sergisi'nde Osmanlı hükümetinin temsilcisi olarak bulundu (1867). İstanbul'a dönüşte, yabancı büyükelçilerin protokol işleriyle uğraşmak görevine atandı. Bu sırada düzenlenen Viyana Sergisi'ne birinci komiser olarak katıldı. Takdir madalyası ile ödüllendirildi.

1881 yılında Padişah Abdülhamit’in şahsî emriyle, eski eserler işlerini düzenlemek için Müze Müdürlüğü'ne getirildi. Devletin üst kademelerinde çeşitli görevler yapan Osman Hamdi Bey, 11 Eylül 1881 tarihinde İmparatorluk Müzesi (Müze-i Hümayun) Müdürlüğüne atandı. Bu göreviyle kendi yaşamında olduğu gibi, Türk müzeciliğinde de yepyeni ve verimli bir dönem açılmış oldu 1884 yılında eski eserlerin yurt dışına çıkarılmalarını yasaklayan ve o gün için Türk müzeciliği ve eski eserlerin korunması bakımından büyük bir adım olan Asar-ı Atîka Nizamnamesi'ni (Eski Eserler Kanunu) çıkararak uygulamaya koydu.

1883'de Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi’ni (Güzel Sanatlar Yüksek Okulu) kurarak bu okulun müdürlüğünü de üstlendi. Bu arada, Resim Heykel Müzesi’nin çekirdeğini hazırlayan girişimleri oldu.

Osman Hamdi Bey, Nemrud Dağı, Lagina Tapınağı ve Sayda'da kazılar yaptı. Sayda kazısında bulduğu ve arkeoloji dünyasının başyapıtları kabul edilen, aralarında İskender Lahti'nin de bulunduğu lahitler ve diğer eserlerin sergilenmesi için, büyük bir ileri görüşlülükle ilk Türk müze binası olan bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin 1881 yılında temelin attı ve 1891'de hizmete açtı.

Müzecilik çalışmaları ile birlikte resim çalışmalarını da sürdüren Osman Hamdi Bey doğu anlayışı ile yaptığı figürlü kompozisyonları ile Türk resim sanatının başarılı bir temsilcisi oldu. Osman Hamdi Bey, kendi kuşağının diğer sanatçıları arasında bir kültür adamı kimliğiyle de ayrıcalıklı bir yere sahip olmuştur.

Batının, doğuya ve Osmanlı’ya yönelik tutumunun ön yargılı ve bir anlamda küçümseyici olduğu, Osmanlı topraklarını bir sömürge alanı olarak görmeye başladığı bir dönemde, Avrupa’da oryantalist resimler özel bir ilgi alanı oluşturmaktaydı. Bu resimler bir yandan farklı bir kültürün kapılarını aralarken öte yandan da bu kültüre batının bakış açısını ortaya koymakta, doğu insanını hiçbir şey yapmayan, tembel ve yabanıl yönleriyle yansıtmaktaydı. Avrupalı ressamların gözüyle doğu dünyasının kadınları ise, daha çok harem sahnelerinde çıplak olarak ve cinsel obje kimliğiyle ön plana çıkartılmıştı.

1867’de Paris Dünya Sergisi’nin hazırlık çalışmalarına da katılmış olan Osman Hamdi’nin resim kariyeri ve sanat görüşü büyük ölçüde Paris döneminde biçimlenmeye başlamıştır. Üslup açısından akademik anlayışa bağlı olan oryantalist resmin en önemli temsilcilerinden Jean-Leon Gerome’un Paris’teki atölyesinde çalışmalarını sürdüren Osman Hamdi, aynı zamanda doğuya ait çok sayıda objenin bulunduğu küçük bir müze gibi olan bu atölyede üretmeye başladığı resimlerinde, hocasının anlayışına karşı çıkan bir yaklaşımı benimsedi. Hocası Gerome yapıtlarında, Doğu’nun renkli, egzotik ve dekoratif unsurlarını kullanarak albenili atmosferler yaratmıştır. Osman Hamdi Bey’in ise, değişim sancıları yaşayan 19. yüzyıl sonu Osmanlı Toplumunun önündeki sorunları, ikilemleri ve kişisel yaşam felsefesini yansıtan kendine özgü simgesel bir dil oluşturdu.

ESKİHİSAR (NIKETIATON) KALESİ

Kale, Kocaeli’nin Gebze ilçesine 6 km. mesafede bulunan, körfez kıyısında kurulu Eskihisar Köyü sınırları içinde, köyün kuzeydoğusunda körfeze hakim bir tepe üzerinde kurulmuştur. İç ve Dış Hisar olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Kale yaklaşık olarak 120 x 80 metre ölçülerinde sur duvarlarıyla çevrilidir.

Hisar üç evreden oluşmaktadır;

İlk evre:

İç Hisar 12. yy.’da I. Manuel Kommenos (M.S.1143–1180) döneminde yapılmış olup, 3 0x 62 metre ölçülerinde, dikdörtgen planlıdır. 4 kule ve 3 kapısı bulunan İç Hisar’ın Ana girişi batı yönündedir. Kuzeybatı köşede saray yapısı olarak adlandırılan 15x10 metre ölçülerinde, yüksek duvarlı anıtsal bir yapı yer almaktadır.

İkinci evre:

M.S. 1204 yılında İkinci Haçlı Seferi sırasında Latinlerin eline geçen Hisar, M.S. 1241 yılında İznik İmparatoru Ducas Vatatzes tarafından geri alınmıştır. Hisar’ın kuzey kenarındaki siper duvarları (hisarpeçe) bu dönemde eklenmiştir.

Üçüncü evre:

II. Andronikos Palailogos döneminde (M.S. 1300) Hisar dış surlarla çevrilmiştir. Hisar 1337 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Tarihi kaynaklarda Yıldırım Beyazıt Han’ın Hisar’daki sarayı kullanmış olduğundan bahsedilmektedir.1402 Ankara Savaşı’nda Yıldırım Beyazıt Han’ın Timur’a yenilmesi sonucu, kale de Bizanslıların kontrolüne geçer.

Körfeze hakim konumu ve liman girişlerini kontrol edebilmesi nedeniyle stratejik öneme sahip olan kale, bu durum nedeniyle sık sık el değiştirir. 1421 yılında I. Mehmet, Hisar ve çevresini tekrar Osmanlı topraklarına katmıştır. Saldırılar ve işgaller yüzünden oldukça harap olan kale, 1509 depremiyle iyice tahrip olmuştur. Ancak kale bu haliyle de Anadolu topraklarında sağlam sur duvarlarıyla ayakta kalabilmiş öne çıkan örneklerdendir.

Hisar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi arasında 29.06.2006 tarihinde imzalanan protokolle Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmiştir. Kale’nin çevre düzenlemesi, aydınlatma, ses sistemi, sahne ve soyunma odası, tuvalet gibi temel eksikleri giderilerek, kültürel ve sanatsal etkinlikler için Kocaeli halkının hizmetine sunulmuştur. Festivaller, konserler, tiyatro oyunları gibi kültürel etkinlikler için kullanılmakta, kültürel içerikli organizasyonlar için de kiralanmak suretiyle hizmet vermektedir.

Eskihisar Beldesi, Gebze-Kocaeli

Tel: 655 6348

MEVLEVİ EVİ

Gerek tarih içinde kültür ve sanat sürecinin takip edilebilmesi gerekse geçmiş kültürümüzün önemli özelliklerinin kaybolup gitmemesi için Mevlana, Mevlevilik ve Mevlevi evlerinin sembolik olarak gençlerimize tanıtılması önemli bir ihtiyaçtır.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür Ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı da bu amaçla; kent halkına kültürel değerlerin sunulması, halkın her türlü kültür ihtiyacına imkânlar ölçüsünde katkıda bulunulması çerçevesinde Mevlevi Evi’ni kurmuştur.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mevlevi Evi’nin amacı, Mevlâna Celâleddin Rumî Hazretleri’nin dünyaya bıraktığı kültür mirasını korumak ve yaymak, Mevlana Celaleddin Rumi’nin öğretisi ve vasiyetini eski zamanlardan son devirlere kadar taşımaktır. Günümüzde tarihsel görevini modern eğitim kurumlarına bırakan eski “Mevlevîlik” yolunun çağdaş bir devamı olmak, Mevlâna Celaleddin Rumi’nin kitaplarını okumak, şiirlerini dile getirmek, öğretisinin sembolik uygulaması olan “Mevlevî Sema”ını icra etmektir. Çeşitli kurslar açmak, bilim ve sohbet toplantıları yapmak, musiki, şiir, edebiyat ve anma geceleri düzenlemek, bin yıllık Orta Asya Türk-Horasan Tasavvuf geleneğinin kültürel miras olarak günün şartlarında devamını sağlamaktır.

Kocaeli Mevlevi Evi, Mevlâna’nın evrensel mesajına uygun olarak din, ırk, renk, mensubiyet, meslek ve grup farkı gözetmeksizin herkese açıktır. Bu ev; Tasavvuf öğretisi temelinde “Mevlevi Kültürünü” yaşatmak ve yaymak amacı ile yapılacak bilimsel ve kültürel çalışmalara mekân olmayı amaçlamaktadır.

Mevlevi Evi, Hafta İçi her gün;

09:00–16:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Seka Park II. Etap Kültür Alanı, İzmit-Kocaaeli

Tel: 262 332 0636

THÖKÖLY İMRE ANI EVİ

Macar Milli Kahramanı İmre Thököly adına Seka Park alanı içerisinde yapılan Anı Evi, 13 Kasım 2008 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Kültür Ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve Macaristan Kültür ve Eğitim Bakanı Istvan Hiller’in katılımıyla açılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti ve Macaristan arasında varolan ilişkileri pekiştirmek, Türk ve Macar Halkları arasındaki dostluk duygularını güçlendirmek amacıyla açılan Thököly İmre Anı Evi için 16 Kasım 2007 tarihinde Macaristan Milli Müzesi ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi arasında bir protokol imzalanmıştır.

İlk kullanım işlevi lojman olan ikiz konut tipteki yapı, sergi salonu olarak yeniden düzenlenmiştir. Sergi salonlarında Macar Milli Müzesi tarafından hibe edilen ve teşhire konulan İmre Thököly dönemine ait; gravürler, anı paraları, belgeler ve yağlı boya tabloların röprodüksiyonlarından oluşan 96 adet eser sergilenmektedir.

Anı Evi’nin yeniden düzenlenen bahçesinde, 1908 tarihinde İmre Thököly anısına yaptırılan anıt mezardan kalan mermer parçanın yer aldığı tören alanı yapılmıştır.

Thököly İmre Anı Evi, Pazartesi hariç her gün;

09:00-16:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Seka Park II. Etap Kültür Alanı, İzmit-Kocaeli

Tel: 262 332 0636

THÖKÖLY İMRE KİMDİR?

Thököly İmre, İstvan Thököly - Maria Gyulaffy ailesinin beşinci çocuğu olarak 25 Eylül 1657’de Kesmark’da dünyaya gelir. Daha 2 yaşında iken 22 yaşındaki annesinin ölümü üzerine kız kardeşleri ve iki ablası ile birlikte ailenin tek erkek çocuğu olarak büyür. Babası İstvan Thököly'nin mal varlığının artması ve aristokratlar arasında daha da yükselmesi, Macaristan’ın politik yaşamında da etkisini gösterir. Vasvar Barışı’ ndan hoşnut olmayan ve Macaristan'ı Habsburg İmparatorluğu ‘nun egemenliğinden kurtarmak amacı ile Kral Naibi Ferenc Wesselényi, Hırvat Bani Péter Zrínyi, Yargıç Ferenc Nádasdy ve Erdel Beyi I. Ferenc Rákóczi ile soyluların büyük bir kısmı Habsburg hanedanıyla yollarını ayırmayı planlamaktadır. İstvan Thököly bu girişimleri büyük paralarla destekler.

Ne var ki 1670 yılında patlak veren yukarı Yukarı Macaristan ayaklanması beklenen sonucu vermez. Bu ayaklanmanın başarısızlığa uğraması ülkede baskıcı bir mutlakıyet düzeni kurmak için Avusturya İmparatoru I. Leopold tarafından en uygun zaman olarak değerlendirilir. Habsburg’ların baskıcı rejimiyle adeta ittifak halinde bulunan reformist karşıtı hareket, imparatorluk askerlerinin desteğini de arkasına almak suretiyle Protestan kiliselerinin tümüne birden el koyar.

Protestanlar Avusturya İmparatoru’nun Katolik mezhebine geçmeleri için yaptığı teklifi kabul etmezler. Mutlakiyet yönetiminin getirdiği düzen Macar toplumunun büyük bir çoğunluğu tarafından tepkiyle karşılanır. Ülkeden sürülen soylular Erdel’ e sığınırlar ve I. Leopold’ a karşı mücadelelerini buradan sürdürürler.

3 Aralık 1670 yılında babasının ölümü üzerine 13 yaşında olan İmre Thököly'de ailesinin sadık yandaşları ile birlikte Erdel Beyliğine sığınırlar. Ergenlik yaşına geldiğinde ise yolu Habsburg İmparatorluğuna karşı çıkarak ayaklanan isyancı mültecilerle buluşur. Kuruc hareketi başlamıştır. İmparatorluk ordularına karşı büyük bir saldırıya girişmişler ancak organizasyon bozuklukları ve disiplinsizlik yüzünden kalıcı bir başarı elde edememişlerdir. 1678’de Kurucların başına İmre Thököly gelir.

Yirmi bir yaşındaki Thököly’nin mükemmel yönetiminde Kuruc Orduları başarı üstüne başarı kazanırlar. İmparatorluk ordularının aldığı yenilgiler sarayı düşündürmeye başlamıştır. Mutlakiyet idaresinin baskıcı yöntemleriyle bir yere varılamayacağını idrak eden Avusturya Sarayı, 1681 Sopron Meclisi’nde baskıcı yaptırımların büyük bir kısmından vazgeçer.

Af ilan edilir, I. Leopold’a bağlılığını ilan eden herkese el konulan mülklerinin geri verileceğine dair söz verir. Birtakım sınırlamalar da olsa ibadet özgürlüğü sağlayan daha önceki düzeni yeniden tesis ederler. Thököly, aynı yıl Ilona Zrinyi ile evlenir. İlk evliliğini 1667’de Erdel Beyi I. Ferenc Rakoczi ile yapan ve çok geçmeden iki çocukla dul kalan İllona Zrinyi, çevresinin itirazlarına rağmen ikinci eşi İmre Thököly ile 1682’de evlenir. Bu evlilik suretiyle ülkenin en geniş mülklerini de elde etmiş olur.

Kassa’yı da alır ve Yukarı Macaristan’ın tümü onun olur. Bir yandan Avusturya Sarayı’nın tekliflerini geri çevirirken diğer yandan da Osmanlılarla ilişkilerini sağlamlaştırmaktadır. Bu süreç Osmanlılar tarafından Yukarı Macaristan Kralı ilan edilmesiyle sonuçlanır. Thököly iktidarını kısa bir süre içinde sağlamlaştırmış olsa da bu iktidarın devamı yine de dış etkenlere bağlıdır.

Önderliğini yaptığı hareket başlangıçta Fransızlar, Polonyalılar ve Erdelliler tarafından da desteklenirken 1683’te yanında artık sadece Osmanlılar vardır. Oluşan güç dengelerini gereği gibi değerlendiremeyen Thököly, savaşı kazanmak için Osmanlılarla ittifak yapar ve Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa’ya başvurarak, Osmanlı himayesine girmek istediğini bildirir. Avusturya ile barışı bozmak istemeyen Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa olumlu karşılık vermez. Buna rağmen savaşa devam eden İmre, yukarı Macaristan’ı ele geçirir. Fakat taraftarlarından çoğu kendisini terk edince Fazıl Ahmed Paşa’ya yaptığı teklifi, 1681 yılında Kara Mustafa Paşa’ya tekrarlar ve ona hediyeler göndererek yakınlık kurar. Thököly İmre’ye Orta Macaristan Kralı unvanı verilir. Türklerden aldığı kuvvetlerle birçok Avusturya kalesini ele geçirir ancak İkinci Viyana bozgunundan sonra, önceden aldığı kaleleri kaybeder. 1688 yılında teslim olur ve Viyana’ya götürülür. Serbest kaldıktan sonra Osmanlı Ordusu’nda görev alır. Türk ve Tatar kuvvetlerinin başında Transilvanya’ya girer ve Germen Ordusu’nu yenilgiye uğratır. Bu başarısından dolayı kendisine Transilvanya Prensliği verilir.

Zenta yenilgisinden sonra Ailesi ve 1.500 – 2.000 kişiye yakın taraftarları ile birlikte Osmanlı Devletine sığınır. Osmanlı Devleti, Tökeli İmre ve taraftarlarının İzmit'te bugünkü adı Karatepe Köyü olan bölgede Paşadağ mevkisine yerleşmelerine olanak sağlar. Karlofça barış görüşmelerinde Avusturyalılar, İmre’nin kendilerine teslim edilmesini isterlerse de Osmanlı Devleti bunu kabul etmez. Thököly'nin İzmit'teki yaşamı ile ilgili olarak çok az yazılı belgeye rastlanıştır.

İzmit'te yaklaşık 5 yıl yaşayan İmre Thököly, 13 Eylül 1705’te öldüğünde burada gömülür.

Ölümünün 200. yılında (1905) Mezarı açılarak kemikleri doğduğu kent Kesmark’ a törenle götürülür.

1908 yılında İzmit’teki mezar alanına bir anıt dikilir. Daha sonra savaş ve depremlerle yok olan anıttan bir parça, İzmit Müze envanterinde korunmuştur. Bu parçadan hareketle ölümünün 300. yılı olan 2005 tarihinde bir anıt yapılarak Thököly İmre adına Seka Park alanı içerisine yerleştirilir. Bu gelişmeler bir Anı Evinin yapılması fikrini oluşturur ve Macar Milli Müzesi ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 16 Kasım 2007 tarihlerinde yapılan protokolü ile Thököly İmre Anı Evi’ nin yapılmasına karar verilmiş ve 13 Kasım 2008 tarihinde düzenlenen törenle, Macaristan ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanları’nın katılımıyla açılmıştır.

HALK KÜTÜPHANESİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Halk Kütüphanesi 300 m² alanda okuyuculara hizmet vermektedir. Çocuk Kitapları, Türk ve Dünya Edebiyatı Klasikleri, Kocaelili Edebiyatçıların Eserleri, Atatürk Kitapları, Bilgisayar, Hukuk, Sağlık, Çevre, Ekonomi, Felsefe-Psikoloji, Sözlük ve Ansiklopediler vb. gibi bölümleri içeren kayıtlı toplam 21.678 adet demirbaş kitabı bulunmaktadır.

Üyelik sistemi ile okuyucular üye olabilmekte ve iki hafta süre ile danışma kaynakları dışındaki tüm kitapları ödünç alabilmektedirler. Bu şekilde KBB Halk Kütüphanesi’nin Şubat 2011 itibariyle yurtlarda kalan üniversite öğrencileri, Kocaeli merkez ve ilçelerindeki öğrenci ve emekliler başta olmak üzere güncel yayınları takip eden toplam 4015 üyesi bulunmaktadır.

Okuyucular iki bilgisayar ile internet ortamında araştırma yapabilmektedirler.

Beş ulusal ve beş yerel olmak üzere toplam on günlük gazete ve on bir adet de aylık dergi alınmaktadır.

Leyla Atakan Caddesi No:2 İzmit-Kocaeli

Tel: 262 321 8236