Yönetmen Kaplanoğlu ''Herkesin içinde bir oyunculuk potansiyeli vardır''

Tarih: 6 Mayıs, 2018
a a a

“Bal” filmiyle 30. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü alan usta yönetmen Semih Kaplanoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl onuncusu düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk oldu. Ödüllü yönetmen, Kitap Fuarı’ndaki söyleşisinde yönetmenlik hakkındaki görüşlerini okurlarla paylaştı.

FİLM YAPMANIN DÜŞÜNCEYE GELİŞİ
Yahya Kaptan Salonu’nda gerçekleşen söyleşide Semih Kaplanoğlu, sözlerine film yapmanın düşünceye nasıl geldiğini anlatarak başladı. “Bazen bir duygu, bazen bir olay ya da bir durum film yapmayı başlatabilir” diyen Semih Kaplanoğlu, “Genellikle sinemada öncelik hikâyeye yani senaryoya verilir. Endüstriyel sinemada en önemli materyal senaryodur. Bu da film yapmanın temel hareket noktasıdır. Sinema yapılma şekli ticari değilse, bunun için yönetmenin başlangıç noktası çok daha özgürce ortaya çıkan durumlardır” dedi.

RESİM, ŞİİR, ÖYKÜ
Radyo, Televizyon Bölümü öğrencilerinin de ilgiyle izlediği söyleşide Semih Kaplanoğlu, yönetmenliğin ve film çekmenin adeta kurallarını da ortaya koydu. Resim sanatının bu kuralların başında geldiğini kaydeden Kaplanoğlu, şöyle konuştu; “İkinci unsur ise, o toplumun şiir geleneğidir. Şiir olmadan film yapmak imkânsız. Çünkü ben bir Türk olarak bizim en kadim geleneğimizin şiir olduğunu ve şiirin halen en geçerli kültürel mesele olduğunu düşünüyorum. Şiir bizi var eden, toplumu bir arada tutan değerdir. Üçüncüsü ise, edebiyat yani öyküdür. Bütün bunlar bir film yapmayı sağlar mı derseniz bu sizin niyetinizle alakalıdır.”

SENARYO, OYUNCULAR VE EKİP
Söyleşide yönetmenlik denilince akla gelen senaryo ve diğer elamanlar da gündeme geldi. Yönetmen Semih Kaplanoğlu, bu aşamada, sanat ve görüntü yönetmenliğinin önemine değindi. Senaryoyu yazma aşamasında ilk olarak tek başına filmi çekeceği mekânı gezdiğini anlatan Kaplanoğlu, daha sonra bu mekanı sanat yönetmeniyle ele aldığını ifade etti. Kaplanoğlu, “Filmi çekeceğiniz mekan, sizin içinize sinerse siz o mekan içinde artık özgürce yeni bir hayatı kurabiliyorsunuz. Oyuncuyu bir koltuğa oturttuğunuzda o koltuk o mekâna ait değilse, o oyuncu orada kendini var edemiyor” şeklinde konuştu.

OYUNCUNUN ÖNEMİ
Oyuncu seçimi konusunda da fikirlerini anlatan Kaplanoğlu, bu konuda daha önce hiç oyunculuk yapmamış biriyle de çalışabileceğini söyledi. Tecrübelerinden herkesin içinde bir oyunculuk potansiyeli taşıdığını gördüğünü belirten Kaplanoğlu, “Oyuncu, size aslında kendi hayatının gözlemlerini aktarabilen kişidir. O insanda hakiki bir duyguyu çekip alma imkânınız oluyor. Suniliği ortadan kaldırmak için oyunculuk yapmamış birini de tercih edebiliyorum” dedi.

GÖRÜNTÜ YÖNETMENLİĞİ
Her filmin kendine özgü görsel dünyası olması gerektiğine inandığına da değinen usta yönetmen, görüntü yönetmenine büyük görev düştüğüne dikkat çekti. Kaplanoğlu, “Bir ev yaptınız ve çekim yapacaksınız. Işığı nereden geliyor bunu bilmek önemli. Mutlu bir ev anlatacaksınız ışığın güneyden gelmesi gerekiyor. Ya da tersi durumda karamsar bir dünya kuracaksınız, o eve gelen ışığın kuzeyden ve parçalı gelmesi lazım. En temel unsur filmin ışık dünyasını kurmaktır. Bu da görüntü yönetmeniyle oluyor” dedi. Yönetmen Semih Kaplanoğlu, söyleşide kendisini ilgiyle izleyen üniversite öğrencilerinin sorularını da yanıtladı.