“Sebep; üzerinde durduğumuz büyük tarih ve ülkenin potansiyeli”

Tarih: 12 Mayıs, 2018
a a a

Diriliş Postası Genel Yayın Yönetmeni Erem Şentürk, Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 10. Kocaeli Kitap Fuarı’nda “Gavur Bizden Ne İstiyor” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. Şentürk, “Bu gâvur bizimle niye uğraşır sorusundaki asıl mesele bizlerin üzerinde durduğu büyük tarih ve bugün ülkenin taşıdığı potansiyeldir” dedi.

“GAVUR” KELİMESİNİN ANLAMI
Şentürk, Yahya Kaptan Salon’da yaptığı söyleşide “gavur” kelimesine açıklık getirerek başladı. Şentürk, kelimeyi gayrimüslim anlamında kullanmadığını, kelimenin kökünden gelen ayrılmış anlamında kullandığını söyledi.

ASIL MESELE…
Söyleşinde, “Düşman bizi hep aynı her yerden vuruyor” diyen Şentürk, kendini izlemeye gelen konuklara, “Hiç düşündünüz mü, bu adamların bizle ne alıp veremedikleri var? Bizdeki problem nedir ki bize böyle davranıyorlar?” diye sordu. Şentürk, “Asıl mesele senin üzerinde durduğun büyük tarih ve bugün taşıdığın potansiyeldir” diyerek, bu tezini verdiği örneklerle ortaya koydu.

14 MART’IN ÖYKÜSÜ
İngilizlerin 1919 yılında İstanbul’u işgali sırasında vatanperver Türk doktorlarının üniversitenin iki kulesine Türk Bayrağı çektiklerini anlatan Şentürk, “14 Mart tarihini Tıp Bayramı olarak kutladıklarını ifade eden Türk doktorlar, İngilizleri bu sebeple ikna ederek Türk Bayrağının dalgalanmasına aracı oldular. 14 Mart tarihi bugünden itibaren “Tıp Bayramı” olarak kutlanılmaya başladı. Şimdiki adıyla Sağlık Bilimleri Üniversitesi olan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, 1933 yılında Haydarpaşa Lisesi’ne devrediliyor. Çünkü Osmanlı’nın dünyaya hizmet dağıtmasının; yani sancağın dalgalanmasının kesilmesi gerekiyor, çünkü İngiliz öyle buyuruyor! Böylece Sağlık Bilimleri Üniversitesi amacından koparılıyor ve küçültülüp yok ediliyor” dedi.

CUMHURBAŞKANI YENİDEN AÇTI
Şentürk o gün düşen sancağın 2015 yılında yeniden kaldırıldığını belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılında Abdülhamid Han’ın doğum günü ve aynı zamanda Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’nin açılış tarihi olan 6 Kasım’da yeniden, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’yi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi adıyla açtı” dedi.

POTANSİYELİN SENDEN NEFRET ETMELERİ İÇİN YETERLİ
Emperyalist güçlerin Türkiye’den ne istedikleri sorusu Şentürk’ün cevaplarıyla izleyenlere aktarıldı. Şentürk, “Senin taşıdığın potansiyel senden nefret etmek için yeterli” diyerek, şöyle konuştu: “Emperyalizm ve kapitalizm, sömürgeciler seni bundan tam bir asır önce dizlerinin üstüne düşürdü ve orada kalmanı istiyor. Eğer rekabet etmeye başlarsan, kendi silahını üretmek istersen elinden gelen en sert tedbirlerle üstüne gelirler. Türkiye Cumhuriyeti 60 milyar dolar para harcıyor enerjisi için. Batıya, ‘Sana 60 milyar ödüyorum ama hepsini sana ödemek istemiyorum. Ben burada enerji çeşitliliğini arttırıp kendi enerjimi üreteceğim’ dersen, topyekun dünyada kötü ilan edilirsiniz. Sistemi bozamazsınız derler size, kendi enerjimi üreteceğim diyemezsiniz. Bu tarım, enerji, silah için de geçerli. Her başkaldırının batıya iki tehlikesi vardır. Birisi seni kaybeder, diğeri de başkalarına örnek olursun.”

ZEYTİN DALI OPERASYONU EN SOMUT ÖRNEK
Şentürk, Türkiye’nin bunun en somut örneğini Zeytin Dalı Operasyonu’nda yaşadığını anlattı. Türkiye’nin bölgeye, düzenli orduyla gittiğini, halkla hareket ettiğini, sivillere ve yapılara zarar vermediğini, düşmanı imha ettiğini ve bunu yaptıktan sonra sahayı kontrol altına aldığını ve işi bittiğinde ise bölgeyi yerel güçlere teslim ederek tedbiren bölgede beklediğini anlattı. Bunun, DEAŞ ile mücadele ettiğini iddia eden ABD ve batının işine gelmediğine dikkat çeken Erem Şentürk, “DEAŞ ile mücadele ettiğini söyleyen ABD, İran, Rusya, Avrupa DEAŞ’a zarar vermeden sadece Müslüman ve anlaşamadıklarını öldürdüler. Ama Türkiye operasyonun uluslararası normlarda yaptı. Bunu yaptığı için de dikkatleri yine üzerine çekti” dedi.

UYANIK OLACAĞIZ, BİR ARADA DURACAĞIZ
Bugün gelinen noktada kapitalizmin akla gelen her şey ile insanları bölebilme özelliğine sahip olduğunu kaydeden Erem Şentürk, “O zaman uyanık olacağız, bir arada duracağız. Kapitalizmin çizdiği bütün sınırlara koyduğu kurallara ‘la ilahe illallah’ deyip aydınlık tarafa geçmek zorundayız. ‘La’ demeden bu iş olmaz” şeklinde konuştu.

SORULARA YANIT VERDİ
Söyleşinin sonunda dinleyenlerden gelen soruları yanıtlayan Erem Şentürk, ardından Kitap Fuarı’nda okurları için kitaplarını imzaladı.