‘’Mültecilere olumsuz bakmaya koşullandırılıyoruz’’

Tarih: 27 Ekim, 2018
a a a

Kartepe Zirvesi’nde araştırmacı ve akademisyenler göç üzerine yaptıkları araştırmaları paylaşıyor. Zirve kapsamında “Bir Göç Araştırmasının Sonuçları ve Değerlendirilmesi” konusunda özel bir panel düzenlendi. Panelde Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ergün Yıldırım, Kilis Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ruhat Yaşar, Harran Üniversitesi’nden Dr. Mahmut Kaya ve Kamuoyu Araştırmacısı İhsan Aktaş “Bir Göç Araştırmasının Sonuçları ve Değerlendirilmesi” konusunda değerlendirmelerde bulundu. Kamuoyu Araştırmacısı ve GENAR Başkanı İhsan Aktaş, “Türkiye’de göçmen karşıtlığının oluşmasında muhalefet partilerinin söylemleri ve medyanın dili önemli bir etken oluşturuyor, bazen koşullandırıldığımızı düşünüyorum” dedi.

GÖÇMEN KARŞITLIĞINDA İKİ ÖNEMLİ ETKEN
Kamuoyu Araştırmacısı ve GENAR Başkanı İhsan Aktaş, ‘’Araştırmalar savaş ve göçlerde durum tespitlerdir. Göç ve mültecinin durumdan anlayan bir toplumuz. Ülkemizde artık Suriyeli göçmenler sayılarından dolayı görünebilir bir durumdalar. Türkiye’de göçmen karşıtlığının oluşmasında iki önemli etken bulunmaktadır. Bunlardan ilki muhalefet partilerinin söylemleri, ikincisi medyanın bu konudaki dili önemli bir yer edinmektedir. Yaptığımız araştırmalarda halkımızın mültecilerin kendi dilinde konuşması, terörizmin artması, ucuz bir şekilde çalışarak işsizliğe neden olmaları ve ileride belli bölgelerdeki göçmenlerin ayaklanıp özerklik istemesi gibi durumlarından dolayı mültecilere olumsuz bakıyor’’ dedi.

“DÜNYADA MÜLTECİ TOPLULUKLAR OLUŞTU”
Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ergün Yıldırım, “Hakikaten sosyolojik olarak baktığımızda artık dünyada mülteci toplukları oluştu. Mültecinin geldiği topluma alışması ve uyum sağlaması uzun bir zaman alıyor. Normalde yıllarca göç meselesinin köyden kente olduğunu düşünüyorduk. Endüstriyelleşme sonucunda göçünde sona erdiğini düşünüyorduk. Lakin son 11 yılda yoksulluk ve savaşlardan dolayı bu modern dönemde göçler devam ediyor. Göçle ilgili hem devlet kurumları, üniversiteler ve araştırma kuruluşları birçok çalışma gerçekleştiriyor. Göç konusunda göçmenlerin eksikliklerinin tespit edilmesi güzel bir şeydir ama asıl önemli olan göçmenlerle ilgili derin araştırmaların yapılmasıdır. Onların gelecekleriyle ilgili planların yapılmasıdır“ dedi.

“ULUS DEVLET SINIRLARI BİRÇOK AİLEYİ BÖLDÜ”
Harran Üniversitesi’nden Dr. Mahmut Kaya, “Benim çalışmam nitel bir çalışmadır. Araştırmamda tercüman ile Şanlıurfa’ya gidip Suriyeli insanlarla konuştuk. Sınırın her iki tarafından akrabaların ve aşiretlerin birbirleriyle dayanışmasını inceledik. Ulus devletlerin sınırlarının çizilmesiyle birçok akraba ve aile bölündü. Kimisi Suriye’de kaldı kimisi Türkiye’de kaldı. Göç yaşandığında grup içerisinde ilk başlarda çok iyi bir dayanışma oluyor. Örneğin Suriye’den gelen bir aile, Türkiye’deki akrabalarına misafir oluyor. İlk başlarda dayanışma çok iyi ama daha sonrasında bu göç süresi uzadıkça dayanışma azalıyor” dedi.