“24 Haziran’daki sandık Milli Mücadele sandığıdır”

Tarih: 9 Mayıs, 2018
a a a

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl onuncusunu düzenlediği Kocaeli Kitap Fuarı’nda, “Hedef Ülke, Yükselen Güç Türkiye” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. Gezi olayları, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü ve Suriye olayları ile Türkiye’nin sürekli sıkıştırılmaya çalışıldığını kaydeden Prof. Dr. Hacısalihoğlu, “İşte böyle bir iklimde Türkiye, yeni bir yönetim biçimine gidiyor. Geldiğimiz noktada “24 Haziran” bir seçim değildir. O sandık bana göre Milli Mücadele sandığıdır. İnşallah bu milletin bileğini kimse bükemeyecek” dedi.

HEDEF VE YÜSELEN GÜÇ KAVRAMLARI
Yahya Kaptan Salon’da konuşan Prof. Dr. Hacısalihoğlu, söyleşisine “hedef” ve “yükselen güç” kavramlarını ve bu kavramların uluslararası sistemdeki karşılıklarını anlatarak başladı. Soğuk Savaşın ardından ortaya çıkan coğrafyanın, yer altı ve yer üstü zenginlikleri nedeniyle iştah kabartan iki özelliğini ortaya çıkarttığını anlatan Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, bu cevherlere ilk olarak terör örtüsünün çekildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Hacısalihoğlu, bu çerçevede, İslam’ı terörle anmak için de El Kaide ve DAEŞ gibi, CIA laboratuvarlarında birçok proje üretildiğini kaydetti.

ERDOĞAN’IN ÇAĞRISI TARİHİYDİ
Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanken 2011 yılında Mısır’a yaptığı ziyarete de değindi. Prof. Dr. Hacısalihoğlu, “Sayın Erdoğan burada Mısır halkına, laik rejime devam etme çağrısında bulundu. ‘Ben Mısır’ın da laik bir anayasaya sahip olmasını tavsiye ediyorum. Çünkü laiklik din düşmanlığı değildir. Laiklikten korkmayın. Umarım ki Mısır’da yeni rejim laik olacaktır. Umuyorum ki benim bu açıklamalarımdan sonra Mısır halkının laikliğe bakışı değişecektir’ dedi. Bana göre Sayın Cumhurbaşkanın bu çağrısı tarihi bir çağrıydı” dedi. Ancak süreç içinde darbeyle İhvan’ın (Müslüman Kardeşler) önünün kesildiğini, Suriye’de ise DAEŞ’in önünün açıldığını aktaran Prof. Dr. Hacısalihoğlu, “Batılılar, Mısır’sız savaş, Suriye’siz barış olmaz derler. Mısır’daki halkın iktidarına tahammül edemediler, korktular. Suriye de biranda terörize edildi. El Kaideden ayrılanlar bir bir Suriye ajandası elde etti. Esat Rakkayı adeta eliyle teslim etti. Bölge de PKK PYD işbirliği ABD ile yürütüldü” şeklinde konuştu.

İLK SES DAVOS’TAN GELDİ: ONE MİNUTE
“Tüm bunlara karşın direnirsek kazanırız” diyen Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, şöyle konuştu: “Tarihi insan yazar. Ona bir önder, nefes kanalı gerekir. O direnç de bu topraklarda var. Bugüne kadar kimseyi sömürge yapmadığı, sevgiyle hemhal olma yoluyla yaptığı gibi kimseye teslim olmadı bu toprakların çocukları. Çok büyük badireler atlattık. Önce Davos’tan One Minute sesi geldi. Bu sözün ardından şimdi batılılar üzerimize gelir, bedelini ödetir denildi. Ama o sözü duyduğumda söylediklerimi şimdi de söylüyorum. O ses, Orta Doğu halkları için önemli bir sestir ve bir umut damarı üretmiştir. Bütün bunların farkına varanlar için Türkiye hedeftir. Bunların ışığında ‘Türkiye’den ne istiyorlar’ sorusunu herkes kendine sormalı.”

O SANDIK MİLLİ MÜCADELE SANDIĞIDIR
Prof. Dr. Hacısalihoğlu, Türkiye’nin kontrol edilebilir bir ülke olma durumunda bu kadar şerh planının ortaya atılmayacağına dikkat çekti. Gezi olayları, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü ve Suriye olayları ile Türkiye’nin sürekli sıkıştırılmaya çalışıldığını kaydeden Prof. Dr. Hacısalihoğlu, “İşte böyle bir iklimde Türkiye, yeni bir yönetim biçimine gidiyor. Geldiğimiz noktada “24 Haziran” bir seçim değildir. O sandık bana göre Milli Mücadele sandığıdır. İnşallah bu milletin bileğini kimse bükemeyecek” dedi.

DAEŞ’LE TEK GERÇEK MÜCADELEYİ TÜRKİYE VERİYOR
İlgiyle izlenen söyleşide Türkiye’nin Suriye ve DAEŞ ile yaptığı mücadele de gündeme geldi. Suriye üzerinden Türkiye’nin sıkıştırılmaya çalışıldığını anlatan Prof. Dr. Hacısalihoğlu, “Henüz 15 Temmuz ihanetinden yeni çıkmıştık. Buradaki projeye boğun eğseydik yanımızda ikinci bir İsrail’i andıran garnizon bir ülke yaratılacaktı, Türkiye’nin tam güney hattında Suriye’nin kuzeyinde bu düşmanlık tohumunu atacaklardı. Türkiye buna Fırat Kalkanı Operasyonu ile müdahale etti ve bu kapsamda DEAŞ ile mücadele ettik” dedi. “DAEŞ’le tek sahici ve samimi mücadeleyi Türkiye veriyor” diyen Prof. Dr. Hacısalihoğlu, “Fırat Kalkanı Operasyonu ile 3 bin terörist etkisiz hale getirildi. Ama “Hadi Rakka’ya birlikte girelim” dediğimizde ise kimsenin sesi çıkmadı” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE’NİN HEDEFİ KÜRESEL GÜÇ OLMAKTIR
Söyleşinin sonunda Türkiye’nin hedefinin küresel güç olmak olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “Biz bu yola girdik. Bunu, biz değil belki çocuklarımız görecektir. Bu kutlu bir yoldur. Bu coğrafyadan bir küresel güç çıkacak ama kimseye efendilik yapmayacak. Bunu inşallah başaracağız” diyerek söyleşisini tamamladı.